مَا هُوَ عُمْرُكَ؟
Yaşınız kaç?
مَا هُوَ عُمْرُكَ؟
Yaşınız kaç?
قَالَتِ الْجَدَّةُ لِحَفِيدِهَا فِي يَوْمِ مِيلَادِهِ: أَتَمَنَّى لَكَ عُمْرًا طَوِيلًا وَسَعِيدًا.
Büyükanne doğum gününde torununa şöyle dedi: Sana uzun ve mutlu bir ömür dilerim.
بَدَأَتِ الْبَلَدِيَّةُ مَشْرُوعاً كَبِيراً لِتَعْمِيرِ الْمَدِينَةِ.
Belediye, şehri imar etmek için büyük bir proje başlattı.
عَمَّرَتْ جَدَّتِي طَوِيلًا وَتَجَاوَزَتِ الْمِئَةَ مِنْ عُمْرِهَا.
Büyükannem uzun yaşadı ve yüz yaşını geçti.
عَمَرَ جَدِّي حَتَّى بَلَغَ الْمِئَةَ عَامٍ وَلَمْ يَمْرَضْ أَبَدًا طِوَالَ حَيَاتِهِ.
Dedem yüz yaşına kadar yaşadı ve hayatı boyunca hiç hastalanmadı.