أُحِبُّ عَمَلِي كَثِيراً وَأَسْعَى دَائِماً إِلَى تَطْوِيرِ مَهَارَاتِي فِيهِ.
İşimi çok seviyorum ve her zaman becerilerimi geliştirmeye çalışıyorum.
أُحِبُّ عَمَلِي كَثِيراً وَأَسْعَى دَائِماً إِلَى تَطْوِيرِ مَهَارَاتِي فِيهِ.
İşimi çok seviyorum ve her zaman becerilerimi geliştirmeye çalışıyorum.
الْعَمَلُ الْجَادُّ وَالْمُثَابَرَةُ هُمَا مِفْتَاحُ النَّجَاحِ فِي الْحَيَاةِ.
Sıkı çalışma ve azim, hayatta başarının anahtarıdır.
أَثَارَ هَذَا الْعَمَلُ الْأَخِيرُ لِلْكَاتِبِ الشَّهِيرِ ضَجَّةً كَبِيرَةً فِي عَالَمِ الْأَدَبِ.
Ünlü yazarın bu son eseri, edebiyat dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Ayrıca: eylem, emek, aksiyon, amel, uğraş
iş güç, faaliyet, mesai
أَعْمَلُ فِي شَرِكَةٍ كَبِيرَةٍ فِي مَجَالِ تِكْنُولُوجِيَا الْمَعْلُومَاتِ مُنْذُ خَمْسِ سَنَوَاتٍ.
Beş yıldır büyük bir bilişim teknolojileri şirketinde çalışıyorum.
عَمِلَ الطَّالِبُ وَاجِبَهُ.
Öğrenci ödevini yaptı.
Ayrıca: işlemek, etki etmek