الِاحْتِرَامُ الْمُتَبَادَلُ هُوَ عُنْصُرٌ أَسَاسِيٌّ فِي أَيِّ عَلَاقَةٍ نَاجِحَةٍ.
Karşılıklı saygı, başarılı bir ilişkinin temel unsurudur.
الِاحْتِرَامُ الْمُتَبَادَلُ هُوَ عُنْصُرٌ أَسَاسِيٌّ فِي أَيِّ عَلَاقَةٍ نَاجِحَةٍ.
Karşılıklı saygı, başarılı bir ilişkinin temel unsurudur.
يَتَكَوَّنُ هَذَا الْجِهَازُ مِنْ عِدَّةِ عَنَاصِرَ مُخْتَلِفَةٍ تَعْمَلُ مَعاً.
Bu cihaz, birlikte çalışan birkaç farklı öğeden oluşur.
كُلُّ عُنْصُرٍ فِي هَذِهِ الْمَجْمُوعَةِ لَهُ دَوْرٌ مُحَدَّدٌ.
Bu kümedeki her elemanın belirli bir rolü vardır.
Ayrıca: element, bileşen, öge, madde
etmen, motif