عَنَّتْ لِي فِكْرَةٌ جَدِيدَةٌ أَثْنَاءَ الاجْتِمَاعِ.
Toplantı sırasında aklıma yeni bir fikir geldi.
عَنَّتْ لِي فِكْرَةٌ جَدِيدَةٌ أَثْنَاءَ الاجْتِمَاعِ.
Toplantı sırasında aklıma yeni bir fikir geldi.
عَالَجَ الطَّبِيبُ حَالَةَ العَنَنِ عِنْدَ المَرِيضِ.
Doktor hastadaki iktidarsızlık durumunu tedavi etti.