عُود

أَعْوَاد
Aynı yazılan 1 kelime daha

سَحَرَ الْفَنَّانُ الْجُمْهُورَ بِالْعَزْفِ عَلَى الْعُودِ عَلَى الْمَسْرَحِ.

Sanatçı, sahnede ut çalarak dinleyicileri büyüledi.

Eşdizimler

عَوَّدَ

يُعَوِّدُ، تَعْوِيد

عَوَّدَتِ الْأُمُّ طِفْلَهَا عَلَى النَّوْمِ الْمُبَكِّرِ.

Anne çocuğunu erken uyumaya alıştırdı.