الرَّأْيُ الْغَالِبُ فِي الِاجْتِمَاعِ كَانَ مَعَ زِيَادَةِ الرَّوَاتِبِ.
Toplantıda baskın görüş maaşların artırılması yönündeydi.
الرَّأْيُ الْغَالِبُ فِي الِاجْتِمَاعِ كَانَ مَعَ زِيَادَةِ الرَّوَاتِبِ.
Toplantıda baskın görüş maaşların artırılması yönündeydi.
الْفَرِيقُ الْغَالِبُ فِي الْمُبَاراةِ النِّهَائِيَّةِ سَيَحْصُلُ عَلَى الْكَأْسِ.
Final maçında galip gelen takım kupayı alacak.
غَالِبُ الطُّلَّابِ يَذْهَبُونَ إِلَى الْمَدْرَسَةِ مَشْيًا.
Öğrencilerin çoğu okula yürüyerek gidiyor.
fatih, ağırlıklı, başat, yenici