غَاوٍ

غَاوَ الشَّابُّ الفَتَاةَ بِوُعُودٍ كَاذِبَةٍ.

Genç adam, kız yalan vaatlerle baştan çıkardı.

حَاوَلَ الشَّيْطَانُ أَنْ يُغْوِيَ آدَمَ وَحَوَّاءَ فِي الْجَنَّةِ.

Şeytan, cennette Adem ve Havva'yı ayartmaya çalıştı.

غَاوَتْنِي رَائِحَةُ الْقَهْوَةِ الطَّازَجَةِ فِي الصَّبَاحِ.

Sabah taze kahve kokusu beni cezbetti.