فِي الْغَبَشَةِ، تَبْدُو الظِّلَالُ أَطْوَلَ وَأَكْثَرَ وُضُوحًا.
Alacakaranlıkta gölgeler daha uzun ve daha belirgin görünüyor.
فِي الْغَبَشَةِ، تَبْدُو الظِّلَالُ أَطْوَلَ وَأَكْثَرَ وُضُوحًا.
Alacakaranlıkta gölgeler daha uzun ve daha belirgin görünüyor.
كَانَتِ الْغَبَشَةُ تُخَيِّمُ عَلَى الْغُرْفَةِ.
Odaya loşluk çöküyordu.