غَرْغَرَ

يُغَرْغِرُ، غَرْغَرَة

غَرْغَرَ الْوَلَدُ بِالْمَاءِ وَالْمِلْحِ لِأَنَّ حَلْقَهُ يُؤْلِمُهُ.

Çocuk boğazı ağrıdığı için tuzlu suyla gargara yaptı.

بَدَأَ الطِّفْلُ يُغَرْغِرُ عِنْدَمَا حَاوَلَ التَّحَدُّثَ بِكَلِمَاتٍ غَيْرِ مَفْهُومَةٍ.

Bebek, anlaşılmaz kelimelerle konuşmaya çalıştığında homurdanmaya başladı.

İlişkili Kelimeler