غِلَاف

الْغِلَافُ الْأَمَامِيُّ لِلْكِتَابِ يَجْذِبُ الْقُرَّاءَ بِجَمَالِهِ وَتَصْمِيمِهِ.

Kitabın ön kapağı güzelliği ve tasarımıyla okuyucuları cezbediyor.

وُضِعَتِ الرِّسَالَةُ فِي الْغِلَافِ وَأَرْسَلْتُهَا بِالْبَرِيدِ.

Mektubu zarfa koydum ve postayla gönderdim.

وُضِعَ غِلَافٌ بِلَاسْتِيكِيٌّ عَلَى الطَّاوِلَةِ لِحِمَايَتِهَا.

Masayı korumak için üzerine plastik bir örtü konuldu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler