غَلَبَ الْفَرِيقُ الْمُنَافِسَ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım final maçında rakibini yendi.
غَلَبَ الْفَرِيقُ الْمُنَافِسَ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım final maçında rakibini yendi.
غَلَبَ الحُزْنُ عَلَى قَلْبِهِ بَعْدَ فُقْدَانِ صَدِيقِهِ.
Arkadaşını kaybettikten sonra kalbine hüzün baskın çıktı.
يَجِبُ أَنْ تَغْلِبَ عَلَى خَوْفِكَ لِتَنْجَحَ.
Başarılı olmak için korkunun üstesinden gelmelisin.
bastırmak