كَانَ الْفَارِسُ يَمْتَطِي حِصَانَهُ وَيَحْمِلُ رُمْحَهُ بِشَجَاعَةٍ.

Şövalye atına biner ve mızrağını cesurca taşırdı.

كَانَ الْفَارِسُ جُزْءًا مِنَ الْجَيْشِ الَّذِي يَعْتَمِدُ عَلَى الْخُيُولِ فِي الْمَعَارِكِ.

Süvari, savaşlarda atlara dayanan ordunun bir parçasıydı.

لَعِبَتْ وَحَدَاتُ الْفُرْسَانِ دَوْرًا مُهِمًّا فِي الْحَرْبِ.

Atlı birlikler, savaşta önemli bir rol oynadılar.

Ayrıca: jokey, binici

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

فَارِس