اِشْتَرَتِ الأُمُّ لِطِفْلَتِها مِعْطَفًا فاقِعَ الأَلْوانِ لِفَصْلِ الشِّتاءِ.
Anne, kızı için kışa canlı renklerde bir mont aldı.
اِشْتَرَتِ الأُمُّ لِطِفْلَتِها مِعْطَفًا فاقِعَ الأَلْوانِ لِفَصْلِ الشِّتاءِ.
Anne, kızı için kışa canlı renklerde bir mont aldı.
كانَ لَوْنُ الفُسْتانِ فاقِعًا جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّهُ لَفَتَ انْتِباهَ الجَميعِ.
Elbisenin rengi o kadar parlaktı ki herkesin dikkatini çekti.
كانَتِ الإِعْلاناتُ فاقِعَةً جِدًّا لِدَرَجَةِ أَنَّها أَزْعَجَتِ السُّكّانَ المَحَلِّيّينَ.
Reklamlar o kadar göz alıcıydı ki yerel halkı rahatsız etti.