فَحِجَ

فَحِجَ الرَّجُلُ فِي مِشْيَتِهِ بَعْدَ الْحَادِثِ.

Adam kazadan sonra yürürken bacakları yay gibi açıktı.

الْفَتَاةُ الصَّغِيرَةُ فَحَجَتْ سَاقَيْهَا أَثْنَاءَ مُحَاوَلَتِهَا التَّوَازُنَ عَلَى الْحَبْلِ.

Küçük kız ip üzerinde dengede durmaya çalışırken bacaklarını ayırdı.