يَسْتَخْدِمُ الْمُزَارِعُونَ الْفَرْثَ لِتَخْصِيبِ التُّرْبَةِ.
Çiftçiler toprağı gübrelemek için dışkı kullanır.
يَسْتَخْدِمُ الْمُزَارِعُونَ الْفَرْثَ لِتَخْصِيبِ التُّرْبَةِ.
Çiftçiler toprağı gübrelemek için dışkı kullanır.
كَانَ هُنَاكَ فَرْثٌ كَثِيرٌ عَلَى الطَّرِيقِ الرِّيفِيِّ.
Kırsal yolda çok fazla hayvan pisliği vardı.
رَأَيْتُ فَرْثَ الْأَرَانِبِ فِي الْحَدِيقَةِ هَذَا الصَّبَاحَ.
Bu sabah bahçede tavşan dışkısı gördüm.