أُمِّي تُفَلِّي شَعْرَ أُخْتِي الصَّغِيرَةِ كُلَّ يَوْمِ جُمُعَةٍ بَعْدَ الظُّهْرِ.
Annem her Cuma öğleden sonra küçük kız kardeşimin saçlarını ayıklar.
أُمِّي تُفَلِّي شَعْرَ أُخْتِي الصَّغِيرَةِ كُلَّ يَوْمِ جُمُعَةٍ بَعْدَ الظُّهْرِ.
Annem her Cuma öğleden sonra küçük kız kardeşimin saçlarını ayıklar.
جَلَسَتِ الأُمُّ تُفَلِّي شَعْرَ ابْنَتِهَا.
Anne oturup kızının saçındaki bitleri ayıklıyordu.