هَذَا الْمُتْحَفُ يَعْرِضُ أَعْمَالًا ذَاتَ قِيمَةٍ فَنِّيَّةٍ عَالِيَةٍ.
Bu müze sanatsal değeri yüksek eserler sergiliyor.
هَذَا الْمُتْحَفُ يَعْرِضُ أَعْمَالًا ذَاتَ قِيمَةٍ فَنِّيَّةٍ عَالِيَةٍ.
Bu müze sanatsal değeri yüksek eserler sergiliyor.
طَلَبْنَا مُسَاعَدَةً فَنِّيَّةً لِإِصْلَاحِ الْجِهَازِ.
Cihazı onarmak için teknik yardım istedik.
جَاءَ الْفَنِّيُّ لِيُصْلِحَ الْمُكَيِّفَ.
Teknisyen klimayı tamir etmeye geldi.
teknik adam, artistik, bedii, fennî, teknikçi, sanatlık
inkıraz gelmek, inkıraza uğramak, yoğalmak