كَانَ الْأَطْفَالُ يَنْتَظِرُونَ عِنْدَ الْمَحَطَّةِ الْحَافِلَةَ الْقَادِمَةَ مِنَ الْمَدِينَةِ.
Çocuklar durakta şehirden gelen otobüsü bekliyordu.
كَانَ الْأَطْفَالُ يَنْتَظِرُونَ عِنْدَ الْمَحَطَّةِ الْحَافِلَةَ الْقَادِمَةَ مِنَ الْمَدِينَةِ.
Çocuklar durakta şehirden gelen otobüsü bekliyordu.
الْجِيلُ الْقَادِمُ سَيُوَاجِهُ تَحَدِّيَاتٍ كَبِيرَةً فِي مَجَالِ التِّكْنُولُوجْيَا وَالْبِيئَةِ.
Gelecek nesil, teknoloji ve çevre alanında büyük zorluklarla karşılaşacak.
الِامْتِحَانَاتُ قَادِمَةٌ وَيَجِبُ عَلَيْنَا الِاسْتِعْدَادُ جَيِّدًا لِتَحْقِيقِ النَّجَاحِ.
Sınavlar yaklaşıyor ve başarılı olmak için iyi hazırlanmalıyız.
olacak, sonraki, müstakbel