قَارَعَ

يُقَارِعُ، مُقَارَعَة

قَارَعَ الْجُنُودُ الْعَدُوَّ طَوِيلًا.

Askerler düşmanla uzun süre çarpıştı.

قَارَعَ الْبَابَ بِقُوَّةٍ حَتَّى فُتِحَ.

Kapı açılana kadar kapıyı şiddetle vurdu.