قَبَاء

أَقْبِيَة

لَبِسَ الرَّجُلُ قَبَاءً حَرِيرِيًّا فِي الْحَفْلَةِ.

Adam partide ipek bir kaftan giydi.

ارْتَدَى الرَّجُلُ قَبَاءً صُوفِيّاً ثَقِيلاً بِسَبَبِ بُرُودَةِ الطَّقْسِ

Adam, havanın soğuk olması nedeniyle kalın bir yün ceket giydi.