شَعَرْتُ بِالغَثَيَانِ أَمَامَ هَذَا القَرَفِ.

Bu iğrençlik karşısında midem bulandı.

شَعَرْتُ بِقَرَفٍ شَدِيدٍ عِنْدَمَا رَأَيْتُ المَنْظَرَ البَشِعَ.

O korkunç manzarayı gördüğümde büyük bir iğrenme hissettim.

أَظْهَرَ الْأَطْفَالُ قَرَفًا وَاضِحًا مِنْ رَائِحَةِ الدَّوَاءِ الْقَوِيِّ.

Çocuklar, ilacın güçlü kokusundan belirgin bir tiksinme gösterdiler.

قَرِفَ

يَقْرَفُ، قَرَف

قَرِفَ مِنْ رَائِحَةِ الطَّعَامِ.

Yemeğin kokusundan iğrendi.