بَدَأَتْ مَعِدَتِي تُقَرْقِرُ بِصَوْتٍ عَالٍ لِأَنَّنِي لَمْ آكُلْ شَيْئًا مُنْذُ الصَّبَاحِ.
Sabah beri hiçbir şey yemediğim için midem yüksek sesle guruldamaya başladı.
بَدَأَتْ مَعِدَتِي تُقَرْقِرُ بِصَوْتٍ عَالٍ لِأَنَّنِي لَمْ آكُلْ شَيْئًا مُنْذُ الصَّبَاحِ.
Sabah beri hiçbir şey yemediğim için midem yüksek sesle guruldamaya başladı.
قَرْقَرَ الْمَاءُ فِي الْإِبْرِيقِ.
Su demlikte fokurdadı.
cumbuldamak, gurlamak, şakırdamak, şakırdatmak, guruldatmak