قَصِيّ

تَقَعُ الْقَرْيَةُ فِي مَكَانٍ قَصِيٍّ عَنِ الْمَدِينَةِ.

Köy, şehirden uzak bir yerde bulunuyor.

كَانَتْ ذِكْرَيَاتُ الطُّفُولَةِ فِي مَكَانٍ قَصِيٍّ مِنَ الذَّاكِرَةِ.

Çocukluk anıları hafızanın ırak bir köşesindeydi.

يَعِيشُ فِي مِنْطَقَةٍ قَصِيَّةٍ لَا تَصِلُهَا الْخَدَمَاتُ.

Hizmetlerin ulaşmadığı ücra bir bölgede yaşıyor.