قَلْب

قُلُوب
Aynı yazılan 2 kelime daha

الْقَلْبُ هُوَ أَهَمُّ عُضْوٍ فِي جِسْمِ الْإِنْسَانِ.

Kalp, insan vücudundaki en önemli organdır.

أُحِبُّهَا مِنْ كُلِّ قَلْبِي.

Onu tüm kalbimle seviyorum.

أَكِنُّ لَكَ حُبًّا كَبِيرًا فِي قَلْبِي، يَجِبُ أَنْ تَعْرِفَ هَذَا.

Yüreğimde sana karşı büyük bir sevgi besliyorum, bunu bilmelisin.

Eşdizimler

قَلَبَ

يَقْلِبُ، قَلْب

قَلَبَ الْبَحْثُ الْجَدِيدُ الْحَقَائِقَ الْمَعْرُوفَةَ عَنْ هَذَا الْمَوْضُوعِ.

Yeni araştırma, bu konu hakkındaki bilinen gerçekleri alt üst etti.

قَلَبَتْ أُمِّي قِطْعَةَ اللَّحْمِ فِي الْمِقْلَاةِ لِأَنَّ جَانِبَهَا الْأَوَّلَ أَصْبَحَ جَاهِزًا.

Annem tavadaki et parçasını çevirdi, çünkü ilk tarafı hazır olmuştu.

قَلَبَ الزِّلْزَالُ الْقَوِيُّ الْمَبَانِيَ وَالسَّيَّارَاتِ فِي الْمَدِينَةِ.

Şiddetli deprem şehirdeki binaları ve arabaları devirdi.

قَلَّبَ

يُقَلِّبُ، تَقْلِيب

قَلَّبَتْ أُمِّي الْحِسَاءَ بِالْمِلْعَقَةِ الْكَبِيرَةِ حَتَّى لَا يَحْتَرِقَ.

Annem yanmasın diye çorbayı büyük kaşıkla karıştırdı.