أَدَّى قَمْعُ الْحُكُومَةِ إِلَى تَقْيِيدِ حُرِّيَّةِ التَّعْبِيرِ وَالتَّسَبُّبِ فِي اضْطِرَابَاتٍ فِي الْمُجْتَمَعِ.

Hükümetin baskısı, ifade özgürlüğünü kısıtlayarak toplumda huzursuzluğa yol açtı.

Eşdizimler

قَمَعَ

يَقْمَعُ، قَمْع

يَجِبُ عَلَى الْحُكُومَاتِ أَلَّا تَقْمَعَ حُرِّيَّةَ التَّعْبِيرِ عَنِ الرَّأْيِ.

Hükümetler ifade özgürlüğünü bastırmamalıdır.

قَمَعَتِ الشُّرْطَةُ الْمُظَاهَرَةَ بِالْقُوَّةِ بَعْدَ تَجَاوُزِ الْمُتَظَاهِرِينَ الْحُدُودَ الْمَسْمُوحَ بِهَا.

Polis, göstericilerin izin verilen sınırları aşması üzerine gösteriyi güç kullanarak engelledi.

قِمْع

اِسْتَعْمَلْتُ الْقِمْعَ لِأَصُبَّ الزَّيْتَ فِي الْقِنِّينَةِ.

Yağı şişeye dökmek için huni kullandım.