الْقَنْصُ هُوَ نَشَاطٌ يَجِبُ الْقِيَامُ بِهِ بِعِنَايَةٍ مِنْ حَيْثُ الْحِفَاظُ عَلَى التَّوَازُنِ الطَّبِيعِيِّ.
Avcılık, doğa dengesini koruma açısından dikkatli yapılması gereken bir aktivitedir.
الْقَنْصُ هُوَ نَشَاطٌ يَجِبُ الْقِيَامُ بِهِ بِعِنَايَةٍ مِنْ حَيْثُ الْحِفَاظُ عَلَى التَّوَازُنِ الطَّبِيعِيِّ.
Avcılık, doğa dengesini koruma açısından dikkatli yapılması gereken bir aktivitedir.
avlanma, avlama, nişancılık
قَنَصَ الْجُنْدِيُّ الْهَدَفَ بِدِقَّةٍ عَالِيَةٍ مِنْ مَسَافَةٍ بَعِيدَةٍ فِي التَّدْرِيبِ.
Asker, eğitimde uzaktan yüksek bir doğrulukla hedefi nişan aldı.
يَحْظُرُ الْقَانُونُ قَنْصَ الْحَيَوَانَاتِ الْمُهَدَّدَةِ بِالِانْقِرَاضِ فِي هَذِهِ الْمِنْطَقَةِ.
Kanun, bu bölgede nesli tükenmekte olan hayvanların avlanmasını yasaklamaktadır.
avlanmak