لَمْ يَكُنْ عِنْدِي قُوَّةٌ كَافِيَةٌ لِأَحْمِلَ الْحَقِيبَةَ الثَّقِيلَةَ إِلَى الطَّابِقِ الثَّالِثِ.
Ağır çantayı üçüncü kata taşımak için yeterli gücüm yoktu.
لَمْ يَكُنْ عِنْدِي قُوَّةٌ كَافِيَةٌ لِأَحْمِلَ الْحَقِيبَةَ الثَّقِيلَةَ إِلَى الطَّابِقِ الثَّالِثِ.
Ağır çantayı üçüncü kata taşımak için yeterli gücüm yoktu.
اسْتَخْدَمَ الرَّجُلُ كُلَّ قُوَّتِهِ لِرَفْعِ الصُّنْدُوقِ الثَّقِيلِ.
Adam ağır kutuyu kaldırmak için tüm kuvvetini kullandı.
şiddet, kudret, derman, dinçlik, gürlük, çelim, erke, güçlülük, yavuzluk, yeğinlik, keskinlik, mecal, kuvve, sağlamlık, salabet, takat, tabütüvan, iktidarlılık, ker, zindelik, kudretlilik, kuvvetlilik, şiddetlilik, babayiğitlik, gümrahlık, forse, metînlik, tüvan, berklik