قَيْد

قُيُود
Aynı yazılan 1 kelime daha

لَا يُوجَدُ قَيْدٌ عَلَى عَدَدِ الزُّوَّارِ.

Ziyaretçi sayısında bir kısıtlama yok.

تَمَّ قَيْدُ اسْمِ الطَّالِبِ الْجَدِيدِ فِي سِجِلَّاتِ الْجَامِعَةِ.

Yeni öğrencinin adı üniversite kayıtlarına geçirildi.

وَضَعَ الْجُنُودُ قَيْدًا حَدِيدِيًّا فِي أَيْدِي السَّجِينِ.

Askerler mahkumun ellerine demir bir pranga vurdular.

Eşdizimler

قَيَّدَ

يُقَيِّدُ، تَقْيِيد

قَيَّدَ الشُّرْطَةُ الْمُتَّهَمَ بِالْأَصْفَادِ قَبْلَ نَقْلِهِ إِلَى الْمَحْكَمَةِ.

Polis, sanığı mahkemeye götürmeden önce kelepçeledi.

يَجِبُ أَلَّا نُقَيِّدَ أَنْفُسَنَا بِالتَّقَالِيدِ الْقَدِيمَةِ.

Kendimizi eski geleneklerle sınırlamamalıyız.

تُحَاوِلُ الْحُكُومَةُ تَقْيِيدَ حُرِّيَّةِ الصَّحَافَةِ وَالْإِعْلَامِ.

Hükümet, basın ve medya özgürlüğünü kısıtlamaya çalışıyor.