الْكَاتِبُ يَكْتُبُ قِصَّةً جَدِيدَةً.
Yazar yeni bir hikaye yazıyor.
الْكَاتِبُ يَكْتُبُ قِصَّةً جَدِيدَةً.
Yazar yeni bir hikaye yazıyor.
الْكَاتِبُ يُسَجِّلُ مَحَاضِرَ الِاجْتِمَاعِ.
Sekreter toplantı tutanaklarını kaydediyor.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الْكُتَّابُ يَكْتُبُونَ الْوَثَائِقَ الْهَامَّةَ يَدَوِيًّا.
Eski zamanlarda, yazıcılar önemli belgeleri elle yazarlardı.
Ayrıca: kâtip, müellif, yazman
edip, kalem efendisi, yazın eri, edebiyatçı, yazımcı, yazıncı, muharrir, musannif, yazarçizer, nameci
كَاتَبَ صَدِيقَهُ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةً.
Arkadaşıyla uzun yıllar yazıştı.