يَمْنَعُ الْكَبْتُ الْأَفْكَارَ الْمَوْجُودَةَ فِي اللَّاوَعْيِ مِنَ الظُّهُورِ فِي الْوَعْيِ.

Bastırım, bilinçaltındaki düşüncelerin bilince çıkmasını engeller.

كَبَتَ

يَكْبِتُ، كَبْت

يَجِبُ أَلَّا تَكْبِتَ مَشَاعِرَكَ، عَبِّرْ عَنْهَا بِصَرَاحَةٍ.

Duygularını bastırmamalısın, onları açıkça ifade etmelisin.

كَبَتَ سِرَّهُ عَنِ الْجَمِيعِ خَوْفًا مِنَ الْفَضِيحَةِ.

Skandaldan korktuğu için sırrını herkesten gizledi.