كَبَسَ الْعَامِلُ الْقُطْنَ فِي الْكِيسِ.
İşçi pamuğu çuvalın içine sıkıştırdı.
كَبَسَ الْعَامِلُ الْقُطْنَ فِي الْكِيسِ.
İşçi pamuğu çuvalın içine sıkıştırdı.
kopçalamak, mıncıklamak, düğmelemek
تَحْتَاجُ هَذِهِ الْآلَةُ إِلَى كَبْسِ الْوَرَقِ بِقُوَّةٍ.
Bu makine kâğıdı güçlü bir şekilde sıkıştırmaya (presleme) ihtiyaç duyar.
sıkıştırılma, sıkıştırış, çıtçıtlama