كَحَّال

كَحَّالُونَ

تَوَارَثَ الكَحَّالُ مِهْنَتَهُ أَباً عَنْ جَدٍّ فِي العَائِلَةِ.

Sürmeci, mesleğini ailede babadan oğula devraldı.

الكَحَّالُ فِي السُّوقِ القَدِيمِ يَبِيعُ أَجْوَدَ أَنْوَاعِ الكُحْلِ المَصْنُوعِ يَدَوِيّاً.

Eski pazardaki göz kalemi satıcısı, el yapımı en kaliteli sürmeleri satıyor.

ذَهَبَ الرَّجُلُ إِلَى الكَحَّالِ لِيَفْحَصَ عَيْنَيْهِ.

Adam gözlerini muayene ettirmek için göz doktoruna gitti.