كَدَحَ

يَكْدَحُ، كَدْح
Aynı yazılan 1 kelime daha

كَدَحَتِ الْأُمُّ لِتَرْبِيَةِ أَطْفَالِهَا وَتَوْفِيرِ حَيَاةٍ كَرِيمَةٍ لَهُمْ بَعْدَ وَفَاةِ زَوْجِهَا.

Anne, kocasının ölümünden sonra çocuklarını yetiştirmek ve onlara onurlu bir yaşam sağlamak için didindi.

كَدَحَ الْعُمَّالُ فِي الْمَصْنَعِ لِسَاعَاتٍ طَوِيلَةٍ لِإِنْجَازِ الطَّلَبَاتِ الْمُتَرَاكِمَةِ.

İşçiler, birikmiş siparişleri tamamlamak için fabrikada uzun saatler çalıştılar.

كَدْح

عَاشَ حَيَاتَهُ فِي الْكَدْحِ.

Hayatını ağır çalışmayla geçirdi.