كُدِمَتِ الْفَاكِهَةُ بِسَبَبِ سُقُوطِهَا مِنَ الشَّجَرَةِ.
Meyve ağaçtan düştüğü için ezildi.
كَدَمَ اللَّاعِبُ سَاقَهُ أَثْنَاءَ الْمُبَارَاةِ.
Oyuncu maç sırasında bacağını morarttı.
bertmek, berelemek