كَدْمَة

ظَهَرَتْ كَدْمَةٌ زَرْقَاءُ عَلَى رُكْبَتِي بَعْدَ السُّقُوطِ.

Düştükten sonra dizimde mavi bir morluk belirdi.

تَشَكَّلَتْ كَدْمَةٌ كَبِيرَةٌ عَلَى سَاقِهِ بَعْدَ سُقُوطِهِ.

Düştükten sonra bacağında büyük bir morartı oluştu.

تُفَّاحَةٌ سَقَطَتْ عَلَى الْأَرْضِ وَتَرَكَتْ كَدْمَةً صَغِيرَةً.

Yere düşen elma küçük bir ezik bıraktı.

Ayrıca: bere