كَسَا

يَكْسُو، كِسْوَة

كَسَتِ الثُّلُوجُ قِمَمَ الْجِبَالِ فِي فَصْلِ الشِّتَاءِ.

Kışın kar dağların zirvelerini örttü.

كَسَتِ الْأُمُّ ابْنَتَهَا الصَّغِيرَةَ مَلَابِسَ جَدِيدَةً اسْتِعْدَادًا لِلْعِيدِ.

Anne, bayram için küçük kızına yeni kıyafetler giydirdi.

كَسَا الْعُشْبُ الْأَخْضَرُ الْأَرْضَ بَعْدَ هُطُولِ الْأَمْطَارِ الْغَزِيرَةِ.

Şiddetli yağmurdan sonra yeşil çimenler toprağı kapladı.

İlişkili Kelimeler