اِشْتَرَتِ الْأُمُّ كِسْوَةً جَدِيدَةً لِابْنَتِهَا بِمُنَاسَبَةِ الْعِيدِ
Anne bayram için kızına yeni bir giysi aldı.
اِشْتَرَتِ الْأُمُّ كِسْوَةً جَدِيدَةً لِابْنَتِهَا بِمُنَاسَبَةِ الْعِيدِ
Anne bayram için kızına yeni bir giysi aldı.
كَانَ يَهْتَمُّ كَثِيراً بِمَلَابِسِهِ وَكِسْوَتِهِ.
Giyim ve kuşamına çok dikkat ederdi.
تُعْتَبَرُ الْكِسْوَةُ الْخَارِجِيَّةُ لِلْمَبْنَى مُهِمَّةً لِحِمَايَتِهِ مِنَ الْعَوَامِلِ الْجَوِّيَّةِ
Binanın dış kaplaması, onu hava koşullarından korumak için önemlidir.
Ayrıca: örtü
üst baş, giyecek