عِنْدَمَا رَأَى الْكَلْبَ الْغَرِيبَ، كَشَّرَ الْوَلَدُ الصَّغِيرُ خَوْفاً.
Yabancı köpeği görünce, küçük çocuk korkudan dişlerini gösterdi.
عِنْدَمَا رَأَى الْكَلْبَ الْغَرِيبَ، كَشَّرَ الْوَلَدُ الصَّغِيرُ خَوْفاً.
Yabancı köpeği görünce, küçük çocuk korkudan dişlerini gösterdi.
كَشَّرَ الرَّجُلُ فِي وَجْهِي عِنْدَمَا طَلَبْتُ مِنْهُ الْمُسَاعَدَةَ فِي حَمْلِ الْحَقَائِبِ الثَّقِيلَةِ
Adam, ağır çantaları taşımak için yardım istediğimde bana somurttu.