كَفَتَتِ الْمَرْأَةُ رَأْسَهَا لِتَنْظُرَ إِلَى الْمُتَحَدِّثِ بِدَهْشَةٍ.
Kadın şaşkınlıkla konuşana bakmak için başını döndürdü.
كَفَتَتِ الْمَرْأَةُ رَأْسَهَا لِتَنْظُرَ إِلَى الْمُتَحَدِّثِ بِدَهْشَةٍ.
Kadın şaşkınlıkla konuşana bakmak için başını döndürdü.
كَفَتَتِ الصَّفْحَةَ فِي الْكِتَابِ لِتَكْمِلَةِ الْقِرَاءَةِ.
Okumaya devam etmek için kitaptaki sayfayı çevirdi.
كَفَتَتِ الرِّيَاحُ الْقَوِيَّةُ الْقَارِبَ الصَّغِيرَ فِي الْبَحْرِ.
Güçlü rüzgarlar denizde küçük tekneyi devirdi.