اشْتَرَيْتُ كَفَناً جَدِيداً لِوَالِدِي تَحَسُّباً لِأَيِّ طَارِئٍ
Babam için olası bir acil duruma karşı yeni bir kefen satın aldım
اشْتَرَيْتُ كَفَناً جَدِيداً لِوَالِدِي تَحَسُّباً لِأَيِّ طَارِئٍ
Babam için olası bir acil duruma karşı yeni bir kefen satın aldım
kefen bezi
بَعْدَ الِانْتِهَاءِ مِنَ الِاسْتِعْدَادَاتِ لِتَكْفِينِ الرَّجُلِ الْمُتَوَفَّى، أُقِيمَتْ صَلَاةُ الْجَنَازَةِ.
Ölen adamı tekfin etmek için hazırlıklar yapıldıktan sonra cenaze namazı kılındı.
kefenlemek