كُوخ

أَكْوَاخ

قَضَيْنَا اللَّيْلَةَ فِي كُوخٍ خَشَبِيٍّ صَغِيرٍ فِي الْغَابَةِ.

Geceyi ormandaki küçük bir ahşap kulübede geçirdik.

يَعِيشُ الصَّيَّادُونَ فِي كُوخٍ بَسِيطٍ عَلَى شَاطِئِ الْبَحْرِ.

Balıkçılar deniz kıyısındaki basit bir barakada yaşıyorlar.