كَيْفَ حَالُكَ الْيَوْمَ بَعْدَ الْعَمَلِيَّةِ الْجِرَاحِيَّةِ الَّتِي أَجْرَيْتَهَا؟
Ameliyattan sonra bugün nasılsın?
كَيْفَ حَالُكَ الْيَوْمَ بَعْدَ الْعَمَلِيَّةِ الْجِرَاحِيَّةِ الَّتِي أَجْرَيْتَهَا؟
Ameliyattan sonra bugün nasılsın?
كَيْفَ يُمْكِنُنِي الْوُصُولُ إِلَى أَقْرَبِ مَحَطَّةِ قِطَارٍ مِنْ هُنَا؟
Buradan en yakın tren istasyonuna ne şekilde gidebilirim?
يَجِبُ أَنْ أُكَيِّفَ الْخُطَّةَ مَعَ الْوَقْتِ الْجَدِيدِ.
Planı yeni zamana uyarlamam gerekiyor.
koşullamak, koşullandırmak, şartlamak, şartlandırmak
شَرِبْنَا الشَّايَ عَلَى الشُّرْفَةِ بِكَيْفٍ.
Çayı balkonda keyifle içtik.
haşiş