لَمْ يَضِعْ كَدُّ السِّنِينَ هَبَاءً، فَقَدْ حَقَّقَ الْفَلَّاحُ مَحْصُولاً وَفِيراً هَذَا الْعَامَ.
Yılların emeği boşa gitmedi, çiftçi bu yıl bol bir hasat elde etti.
لَمْ يَضِعْ كَدُّ السِّنِينَ هَبَاءً، فَقَدْ حَقَّقَ الْفَلَّاحُ مَحْصُولاً وَفِيراً هَذَا الْعَامَ.
Yılların emeği boşa gitmedi, çiftçi bu yıl bol bir hasat elde etti.
alın teri
يَكُدُّ الْفَلَّاحُ فِي حَقْلِهِ مِنَ الصَّبَاحِ الْبَاكِرِ حَتَّى الْمَسَاءِ لِجَنْيِ الْمَحْصُولِ.
Çiftçi, hasadı toplamak için sabahtan akşama kadar tarlasında çalışır.
لَقَدْ كَدَّ الْعَامِلُ طِوَالَ الْيَوْمِ لِإِنْجَازِ الْمَشْرُوعِ فِي الْوَقْتِ الْمُحَدَّدِ.
İşçi, projeyi zamanında tamamlamak için bütün gün uğraştı.
كَدَّ الْفَرِيقُ لِتَحْقِيقِ الْفَوْزِ فِي الْمُبَارَاةِ النِّهَائِيَّةِ.
Takım final maçında galibiyet için çabaladı.