تَعْمَلُ أُمِّي كُلَّ يَوْمٍ لِأَجْلِ أَوْلَادِهَا، وَتَرْجِعُ إِلَى الْبَيْتِ مُتْعَبَةً فِي الْمَسَاءِ.
Annem her gün çocukları için çalışıyor ve akşam eve yorgun dönüyor.
تَعْمَلُ أُمِّي كُلَّ يَوْمٍ لِأَجْلِ أَوْلَادِهَا، وَتَرْجِعُ إِلَى الْبَيْتِ مُتْعَبَةً فِي الْمَسَاءِ.
Annem her gün çocukları için çalışıyor ve akşam eve yorgun dönüyor.
تَمَّ تَأْجِيلُ الِاجْتِمَاعِ لِأَجْلِ الظُّرُوفِ الْجَوِّيَّةِ السَّيِّئَةِ الَّتِي تَشْهَدُهَا الْمِنْطَقَةُ.
Bölgede yaşanan kötü hava koşulları dolayısıyla toplantı ertelendi.
تَرَكَ الْجُنْدِيُّ بَيْتَهُ وَعَائِلَتَهُ لِأَجْلِ وَطَنِهِ، وَلَمْ يَرْجِعْ إِلَّا بَعْدَ سَنَوَاتٍ طَوِيلَةٍ.
Asker vatanı uğruna evini ve ailesini bıraktı, ancak uzun yıllar sonra geri döndü.
ötürü, uğrunda