مِنَ اللَّازِمِ أَنْ تَأْخُذَ مَعَكَ مِظَلَّةً إِلَى الْمَدْرَسَةِ الْيَوْمَ لِأَنَّ الْمَطَرَ كَثِيرٌ.
Bugün yağmur çok yağdığı için okula yanında şemsiye götürmen gerekli.
مِنَ اللَّازِمِ أَنْ تَأْخُذَ مَعَكَ مِظَلَّةً إِلَى الْمَدْرَسَةِ الْيَوْمَ لِأَنَّ الْمَطَرَ كَثِيرٌ.
Bugün yağmur çok yağdığı için okula yanında şemsiye götürmen gerekli.
هَذَا الْفِعْلُ لَازِمٌ لِذَلِكَ لَا يَأْخُذُ مَفْعُولًا بِهِ.
Bu fiil geçişsiz olduğu için nesne almaz.
zaruri, lüzumlu
لَازَمَ الْوَلَدُ أُمَّهُ وَلَمْ يُفَارِقْهَا فِي السُّوقِ.
Çocuk pazarda annesinden ayrılmadı.
لَازَمَتِ الْمُمَرِّضَةُ الْمَرِيضَ طَوَالَ اللَّيْلِ.
Hemşire bütün gece hastanın sürekli yanında oldu.