لَبِثْتُ فِي هَذِهِ المَدِينَةِ لِمُدَّةِ عَشْرِ سَنَوَاتٍ.
Bu şehirde on yıl yaşadım.
لَبِثْتُ فِي هَذِهِ المَدِينَةِ لِمُدَّةِ عَشْرِ سَنَوَاتٍ.
Bu şehirde on yıl yaşadım.
لَبِثْنَا فِي الفُنْدُقِ لِمُدَّةِ ثَلَاثَةِ أَيَّامٍ قَبْلَ المُغَادَرَةِ.
Ayrılmadan önce otelde üç gün kaldık.
Ayrıca: durmak, oyalanmak, konaklamak