لَثَمَ

يَلْثِمُ، لَثْم
Aynı yazılan 1 kelime daha

لَثَمَ الأَبُ ابْنَتَهُ الصَّغِيرَةَ قَبْلَ أَنْ تَذْهَبَ إِلَى النَّوْمِ.

Baba, küçük kızını uyumadan önce öpücük verdi.

لَثَمَتِ الأُمُّ جَبِينَ ابْنِهَا الْمَرِيضِ بِحَنَانٍ بَالِغٍ.

Anne, hasta oğlunun alnını büyük bir şefkatle öptü.

لَثَّمَ

يُلَثِّمُ، تَلْثِيم

لَثَّمَ الرَّجُلُ وَجْهَهُ بِالْكُوفِيَّةِ لِيَحْتَمِيَ مِنَ الْغُبَارِ.

Adam tozdan korunmak için yüzünü kefiyeyle örttü.