لَجَأَ

يَلْجَأُ، لُجُوء

لَجَأَ الْعَدِيدُ مِنَ السُّورِيِّينَ إِلَى تُرْكِيَا بِسَبَبِ الْحَرْبِ فِي بِلَادِهِمْ.

Suriye'deki savaş nedeniyle birçok Suriyeli Türkiye'ye iltica etti.

لَجَأَتِ الْعَائِلَةُ إِلَى مَنْزِلِ الْجِيرَانِ بَعْدَ انْدِلَاعِ الْحَرِيقِ فِي مَنْزِلِهِمْ.

Aile, evlerinde yangın çıktıktan sonra komşularının evine sığındı.

لَجَأَ الْمُحَامِي إِلَى الْمَحْكَمَةِ لِرَفْعِ دَعْوَى قَضَائِيَّةٍ ضِدَّ الشَّرِكَةِ.

Avukat, şirkete karşı dava açmak için mahkemeye başvurdu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler