كَانَ عَلَى الرَّئِيسِ لَجْمُ الْمُوَظَّفِينَ لِمَنْعِ الْإِنْفَاقِ الْمُفْرِطِ.
Patron, çalışanların aşırı harcamalarını engellemek için dizginini çekmek zorunda kaldı.
كَانَ عَلَى الرَّئِيسِ لَجْمُ الْمُوَظَّفِينَ لِمَنْعِ الْإِنْفَاقِ الْمُفْرِطِ.
Patron, çalışanların aşırı harcamalarını engellemek için dizginini çekmek zorunda kaldı.
dizginlemek, gemlemek, susturmak
أَمْسَكَ الفَارِسُ اللُّجُمَ بِقُوَّةٍ.
Süvari dizginleri sıkıca tuttu.