كَانَتِ الأَسْئِلَةُ لَحُوحَةً وَمُوَجَّهَةً بِشَكْلٍ مُبَاشِرٍ إِلَى القَضِيَّةِ المَطْرُوحَةِ.
Sorular ısrarcıydı ve doğrudan gündeme getirilen konuya yönelikti.
كَانَتِ الأَسْئِلَةُ لَحُوحَةً وَمُوَجَّهَةً بِشَكْلٍ مُبَاشِرٍ إِلَى القَضِيَّةِ المَطْرُوحَةِ.
Sorular ısrarcıydı ve doğrudan gündeme getirilen konuya yönelikti.
هُوَ زَبُونٌ لَحُوحٌ يَطْلُبُ خَصْمًا دَائِمًا.
O, hep indirim isteyen ısrarcı bir müşteri.
sırnaşık